Bağırsak parazitlerini 2 grupta inceleyebiliriz.
Yuvarlak solucanlar ve
Kıl kurtları. Ahmet Maranki bitkisel yollarla bu 2 gruba dahil olan
bağırsak rahatsızlıklarından kurtulmak için önerililerini paylaştı.
Yuvarlak solucanlar 10-20 cm civarında olup genede 3 -10 yaş arasında görülür.Bağırsaklarında
yuvarlak solucan olan çocuklarda karın şişlliği,karın ağrısı,zayıflama ve kaşıntı görülür.Yuvarlak solucanların tedavisi için 1 su bardağı kaynar suya 1 tatlı kaşığı kadar papatya atılır.10 dakika kadar demlenerek süzülür. Yemeklerden 1 saat kadar önce olmak şartıyla hergün 3 bardak içilir.
Kıl kurtları ise 3-4 milimetre boylarında olup çıplak gözle çok zor görülebilen minik kurtlardır.Bağırsaklarında
kıl kurdu olanlar uykusuzluk,sinir bozukluğu,baş dönmesi ve apandist bölgesinde ağrı sorunu çekerler.Kıl kurtlarını yok etmek için her sabah aç karnına 250 gram çilek yenmelidir.Eğer öğleye kadar başka birşey yemezseniz etkisini görürsünüz.
Kategori: Yararlı Bilgiler.
Yukarı Git »
20-30 m yüksekliğinde, kabuğu kaygan, beyaz, dalı yayılarak yetişen ağaçtır. Yaprakları sıra yapraklı, uzun, saplı, üçgen şeklinde, geniş, uçludur. Taze yaprakları yapışkan olur. 
Çiçekleri sarı renkli, sarkan küpe şeklinde, meyvesi yassı cevizgildir. Nisan-Mayıs aylarında çiçek açar. Kırgızistan'ın karışık ormanıarında yetişir. Yaprakları, tomurcukları, kabuğu, reçinesi, şırası, ak ağaçta yetişen mantar çeşidi çaga (chaga betula) toplanır.
KİMYASAL TERKİBİ: Ak ağacın tomurcuklarında %4-6 eter yağı, betulin triterpni, seskvetirpen, saponin sarı boyası vardır. Yaprağında saponinler (%3), boyar maddeler (%5-6), şeker (%8-9), eter yağı (%0.5), nikotin asidi vardı.r. Kabuğunda ise, % 10-14 betulin, fitosterin, saponinler, reçine asitleri bulunur. Ak ağaç reçinesi, taze budakları ile kabuğundan kuru damıtma yolu ile elde edilir.
Etkisi: İdrar söktürücü, safra söktürücü, gaz söktürücü özelliğe sahiptir. Tomurcuk ve yapraklarının infusyonu idrar kesesi iltihabında, idrar yollarında oluşan taşlarda, müzmin böbrek iltihabında, cilt hastalıklarında kullanılır. Taze yapraklarından demlenen çayın kalp çalışmasının zayıflamasından ortaya çıkan gut hastalığında içilmesi iyidir. Yapraklarının ekstresi idrar söktürücü olmasının yanı sıra organizmadan sodyum ile kloru çıkartır. Yaprağında reçine maddeleri ile flavonoitler çok sayıda bulunduğundan dolayı tedavide neticesi olumludur. Yapraklarında flavonoitlerin dışında potasyum çok sayıda bulunur, onlar flavonoitlerin etkisini arttırır. Kaynatılmış tohumlarının idrar söktürücü etkisi vardır. Bağırsak krampıyla oluşan karın ağrısında, kasılan bağırsak kaslarını gevşetir.
Halk hekimliğinde, ak ağaç tomurcuklarının alkollü tentürü gastritte, mide ile on iki parmak bağırsağının yara (ülser) hastalığında, safra,
idrar yolu taşlarının oluşmasında, bronşitte, ishalde, eklem ağrılarında, asalak hastalıklarında, çeşitli cilt hastalıklarında yaygın kullanılır.
Tomurcukların tentürü, kas iltihabında, cilt yırtılmasında, yaralarda uygulanabilir.
Metabolizmayı düzenlemek için ak ağacın tomurcuklarından 50"gr. alınır, üzerine 500 ml, %40 etil alkolü eklenir, 10 gün karanlık yerde bekletilir. Süzülerek alındıktan sonra elde edilen tentürden, günde 3 kez, yemekten 15-20 dakika önce, 1 yemek kaşığı içilir.
Ak ağacın yüzeyinden reçine alınarak, ondan %10-30 ilaç yağı yapılır. Egzama, vb. cilt hastalıklarında kullanılabilir.
Ak ağacın şırasında %2 şeker, kalsiyum, magnezyum, demir, boyar maddeler, elma asidi, aroma tik maddeler bulunur. Her gün 3, kez 1 bardak alınırsa, kan temizlenir. Dolayısıyla ak ağaç şırası, cilt hastalıklarında, boğaz iltihabında, tüberkülozda ilaç olarak tavsiye edilir.
Halk arasında, ak ağaçta yetişen mantar "çaga" yaygındır.
Ak ağaç kabuğunun üzerinde 50 cm çapında yetişen çaga, 6-7 cm'lere bölünerek kurutulur.Çaganın tadı acı, kokusuzdur. Kuru mekanda muhafaza edilir. Çaga infusyonu, zararlı şişliklerin tedavisinde kullanılır. 0,24 saat içinde, 3 bardağa bölünerek içilir. Bunların dışında, halk hekimliğinde çaganın tentürü, mide, karaciğer, dalak iltihabında kullanılır. Halk hekimliğinde, ak ağaç kuru ve soğuk sayılır.
Ekleyen: AyRaNAKILLI
Kategori: Çiçekler.
Yukarı Git »
Genellikle çocuk yaşlarından (5-15) başlar.50 yaşından sonra rastlanması çok nadirdir. Çok çocuklu ailelerin bir kaç çocuğunda görülebilmesine rağmen bazılarında sadece 1 çocuk hastalığa yakalanabilir. Şimdilerde Bilkent Üniversitesi Biyoloji bölümünün genetik çalışmalarıyla hastalık teşhisi ve yakınlarının genetik potansiyeli ortaya konabilmektedir.
Hastalık belirtileri: 1 ayda bir iki kez,bazılarında haftada bir bazılarında birkaç ayda bir olur. Tipik olarak 24-48 saat sürer. Daha uzun da olabilir. Hastada ateş,kırıklık,omuz ve sırt ağrısı,karın ağrısı,eklemlerinde ağrı nadiren de bazı eklem çevresinde kırmızı döküntüler oluşur. Karın ağrısı çok şiddetlidir. Hastayı kımıldatmaz,karnına dokundurtmaz. Öyle ki doktora gidildiğinde "apandisit" teşhisi rahatlıkla konur. Çünkü apandisite çok benzer. Bu yüzden bu hastaların büyük çoğunluğu apandisit ameliyatı olurlar. Bunun kötü bir yanı yoktur. Hatta iyi olduğu bir dönemde apandisit ameliyatı olunmasını öneren hekimler vardır. Çünkü her kriz apandisite benzeyecek, FMF tanızı alan hasta ve yakınları hatta doktoru bile krizin FMF e bağlı olduğunu söyleyecek. Ancak FMF li bir hasta apandisit olmayacak diye bir kural yoktur. Yani sık atak geçiren bir hasta günün birinde apandisit olur ve bunun FMF e bağlı olduğu düşünülürse apandisit nedeniyle hayatı tehlikeye girecektir.
Karın ağrıları iştahsızlık,kırıklık,halsizlik, bulantı kusma görülebilir. Karın ağrısının nedeni karındaki barsakların üzerini örten "periton" dediğimiz karın zarının iltihaplanması nedeniyle oluşur. Mikrobik bir iltihap değildir. Aynı iltihabı durum akciğer zarında, bazı eklemlerin zarında da görülür. Seröz bir zar olması nedeniyle bu hastalığa "periodik poliserozit" hastalığı da denilmektedir.
Tedavi: FMF tanısı konan hastalar günde 2 yada 3 kez "colşisin"( Colcicum Dispert) ilacını alırlar.Bu ilaç; Ağrıların bir daha gelmemesine; Ağrıların periyoditesini azalmasına ( eskiden haftada bir gelirken bir kaç ayda bir gelmesine); Krizin ağrı süresinin azalmasına ( eskiden 3-5 gün sürüyorsa 1-2 gün sürmesine); Kriz ağrılarının şiddetinin azalmasına etki eder.
Ağrı sırasında Colcisin dozunu artırıp,antienflamatuar ( romatizma ilaçları )ve ağrı kesici ilaçlardan da yararlanılır.Bazı doktorlar ağrının gelmesi hissedildiğinde ilk 4 saat içinde saat başı daha sonraki 4 saat içinde 2 saatte bir, daha sonra 12 saatte bir olmak üzere bu ilacı "kriz tedavisi" olarak kullanmaktadır.
Kategori: Yararlı Bilgiler.
Yukarı Git »
Akdiken (Rhamnus cathartica): Dalları karşılıklı, uçları diken halinde olan, sarı-yeşil renkli küçük
çiçekler açan, 3-6 metreye kadar boylanabilen ve 100 yıl kadar yaşayabilen bodur bir
ağaçtır. Bütün Avrupa ve Anadoluda, genellikle orman gibi
ağaçlık alanların kenarlarında ve nemli yerlerde yetişir.
Meyvesi acıdır.
Geyikdikeni olarak da bilinir.
Akdikenin Faydaları: Etkili bir
müshil olan akdiken idrar arttırıcıdır ve
kabızlığı gidermekte faydalıdır. 15-20 tane
meyve şiddetli ishale neden olabilir.
Derideki kaşıntıları kesmeye yardımcı olur.
Sinirleri yatıştırır ve uykusuzluğa iyi gelir.
Akdiken nasıl kullanılır:
Meyveleri, kök ve kabukları kullanılır.
Meyvelerinin sıkılması ile çıkarılan su kullanılabileceği gibi
meyveler kurutulup toz haline getirildikten sonra suyla kaynatılarak da kullanılabilir. Fazla miktarda yenilirse şiddetli
karın ağrısı yapabilir.
Akdiken çiçeği kaynatılıp suyu ile gargara yapılırsa boğaz ağrılarını dindirmeye yardımcı olur.
Yaprakları ezilerek kanayan yaraya konursa kanamayı azaltır.
Akdiken meyvesinin suyu da siğil ve kaşıntılara karşı faydalıdır.
Kategori: Yararlı Bilgiler.
Yukarı Git »
BAL: Bir
bitki olmamakla birlikte, tam bir şifa kaynağı ve doğal bir
ilaç olan
Bal, arılar tarafından çiçeklerden ve meyve tomurcuklarından alınan
özlerden imal edilen çok faydalı bir besindir.
Balın rengi, şeker dengesi ve tadındaki farklılık tamamen toplanan
nektarlardan kaynaklanmaktadır.
Bal üretimi çok büyük bir çaba gerektirir. 450 gramlık
saf balı elde edebilmek için yaklaşık olarak 17.000
balarısının 10 milyon çiçeği ziyaret etmesi gereklidir.
Balın Faydaları:
Bal çok iyi bir enerji kaynağıdır.
Besleyici değeri çok yüksek olan
Bal, kansızlar için kan deposudur.
Vücuda ve gözlere kuvvet verir. Boğaz ağrılarına ve iltihaplara şifadır.
İdrar söktürücüdür. Mide ve bağırsaklardaki yaralara ve karın ağrısına iyi gelir.
Sinirleri yatıştırır ve rahatlatır.
Kalp çarpıntısı ve yüksek tansiyona karşı faydalıdır. Kanı temizler,
kan dolaşımını düzenler. Damar sertliğine karşı faydalı olur. Soğuk algınlığına şifadır.
Ballı süt bağırsak parazitlerini düşürmekte yararlıdır.
Bala tuz katılıp yenirse balgam söktürür.
Bal, Sarılığa iyi gelir. Yaraların iyileşmesini hızlandırır.
Cildi besler, nemlendirir ve yumuşatır.
Bal Nasıl Tüketilir ve Kullanılır:
Sindirime gerek kalmadan direk kana karışır. Özellikle ılık su ile şerbet yapılıp içilirse birkaç dakikada kana karışıp
vücuda enerji verir.
Bal yenebileceği gibi cilde ve yaralara da sürülebilir.
Şerbeti ile gargara yapılırsa
boğazları rahatlatır. Çay ve süt gibi içeceklerde şifalı bir
tatlandırıcı olarak kullanılabilir.
Uyarı: Bebeklere 1 yaşına kadar bal yedirilmemesi tavsiye edilmektedir.
Kategori: Yararlı Bilgiler.
Yukarı Git »