Kişniş (Coriandrum sativum L.) ülkemizin önemli baharat bitkilerinden birisidir. Apiaceae familyasına bağlı, ülkemizin doğal florasında yer alan bir çok önemli tıbbi-baharat bitkisi mevcuttur.

Kişniş Çeşitlerinin Konya Çumra'daki Performansları

TESCİLLİ KİŞNİŞ (Coriandrum sativum L.) ÇEŞİTLERİNİN ÇUMRA (KONYA) KOŞULLARINDA PERFORMANSLARININ BELİRLENMESİ

Ahmet GÜMÜŞÇÜ1 Arif İPEK2 Gönül GÜMÜŞÇÜ3

1) Selçuk Üniversitesi, Çumra Meslek Yüksek Okulu, 42500, Çumra, KONYA
2) Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, 06110, Dışkapı, ANKARA
3) Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Ereğli Yolu 7. km, KONYA

ÖZET
Bu araştırma 2006 yılında Selçuk Üniversitesi, Çumra Meslek Yüksek Okulu deneme tarlalarında yürütülmüştür. Araştırmada Türkiye'de tescilli olan altı adet kişniş çeşidi kullanılmış ve bu çeşitler tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak ilkbaharda ekilmişlerdir. Araştırma sonucunda bitki boyu değeri 49.70-68.73 cm, yan dal sayısı 7.67-10.1 adet, ana şemisyede şemsiyecik sayısı 4.70-6.47 adet, şemsiyede tane sayısı 42.97-58.69 adet, bitki başına tohum verimi 20.67-34.00 g, bin tohum ağırlığı 7.73-17.77 g, tohum verimi 114.1-166.3 kg/da, biyolojik verim 265.2-400.7 kg/da, uçucu yağ oranı % 0.20-0.40 ve uçucu yağ verimi de 0.296-0.670 l/da olarak bulunmuştur.
GİRİŞKişniş (Coriandrum sativum L.) ülkemizin önemli baharat bitkilerinden birisidir. Apiaceae familyasına bağlı, ülkemizin doğal florasında yer alan bir çok önemli tıbbi-baharat bitkisi mevcuttur. Bunlardan yalnızca birkaç tanesi şu an için kültüre alınmış ve sadece birkaç tür için tescilli çeşit geliştirme ve ıslah etme yoluna gidilmiştir. Doğal florada da yer alan kişniş bitkisi, özellikle meyvelerinin hoş kokulu olması nedeniyle baharat olarak değerlendirilmektedir. Meyvelerinde yer alan uçucu yağ oranı da % 0,2-2 arasında değişim göstermektedir.

Coriandrum L. cinsi Türkiye Florasında 2 tür (Davis, 1984) ve 2 varyete (Zeybek ve Zeybek, 1994) ile temsil edilmektedir. Coriandrum sativum L. var. vulgare Alef. büyük taneli, C. sativum L. var. microcarpum DC. küçük taneli kisnis olarak bilinmekte ve Mardin, Gaziantep, Burdur, Erzurum, Denizli gibi illerde tarımı yapılmaktadır (Akgül, 1993).

Kişniş tohumları bütün veya toz haline getirildikten sonra, tat ve koku vermek amacıyla şekerlere, soslara, süt ve et ürünleri ile alkollü ve alkolsüz içeceklere karıştırılmaktadır.Uçucu yağın ana bileşeni olan Linalool parfüm ve kozmetik ürünlerinde son derece önemli bir hammadde oluşturmaktadır.Uçucu yağlardan ayrıca bakterisit ve fungusit etkisinden dolayı gıda ve farmasötik ürünlerde koruyucu olarak da kullanılmaktadır(Arslan ve Gürbüz, 1994). Buna ilaveten kişnişin yeşil aksamı gerek taze olarak gerekse kurutularak veya salamura yapılarak baharat şeklinde değerlendirilmektedir (Karadoğan ve Oral, 1994). Kişnişin kötü kokuları gidermek için çeşitli ilaç preparatlarında kullanıldığı belirtilmektedir (15).Kişniş aynı zamanda drog özelliği gösterdiği için iştah açıcı, gaz söktürücü özelliklere sahiptir

MATERYAL ve METODBu araştırmada materyal olarak, ülkemizin sayıları çok az olan tescilli tıbbi –baharat bitkileri arasında yer alan kişnişin altı adet çeşidi kullanılmıştır. Bu çeşitler; Arslan, Gürbüz, Erbaa, Gamze, Pelmus ve Kudret-K'dır. Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre, 3 tekrarlamalı olarak, 30 cm sıra arası olacak şekilde elle ekim yapılarak düzenlenmiştir. Ekimler 20/03/2006 tarihinde yapılmıştır. Her bir parselde sıra uzunluğu 2m ve her çeşit için kenar tesiri hariç 5 sıra olacak şekilde ekim yapılmıştır. Parsellerin alanı 2.4 m2, her bir bloğun alanı 14.4 m2 olacak şekilde; tüm ekim alanı 43.4 m2 ve yollar dahil yaklaşık 62 m2 olmuştur.

Araştırma süresince, tarlada bakım işleri olarak yabancı ot kontrolü devamlı yapılmış ve hasada kadar 2 kez sulama yapılmıştır. Yabancı ot çapası özellikle sulamadan sonraki dönemlerde yapılarak bakım işleminin etkin olması sağlanmıştır. Araştırmada her bir çeşit için her parselden 10 bitki seçilerek, bitki boyu, bitkide yan dal sayısı, ana şemsiyede şemsiyecik sayısı, şemsiyecikte tane sayısı, bitki başına tohum verimi gibi karakterler ölçülmüştür. Ayrıca parselden alınan tohum ve bitkilerden bin tane ağırlığı, uçucu yağ oranı, tohum verimi ve biyolojik verim gibi değerler de hesaplanmıştır. Uçucu yağ tayinleri Clevenger cihazlarında su buharı distilasyonu yöntemiyle yapılmıştır. Elde edilen rakamlar MSTAT programında istatistik analize tabi tutulmuş, önemli bulunan gruplar arasındaki farklar Duncan testi ile ayırt edilmiştir.

ARAŞTIRMA SONUÇLARI ve TARTIŞMAAraştırmada elde edilen verilere göre yapılan varyans analiz sonuçları toplu olarak çizelge 1'de gösterilmiştir. Ölçülen karakterlerden elde edilen ortalama değerler ve istatistik analiz sonucu oluşan gruplar da toplu olarak çizelge 2'de gösterilmiştir.


Çizelge 2'den de anlaşılacağı gibi, karakterlerden yan dal sayısı hariç diğer hepsinde ölçülen değerler arasındaki farklar istatistiki açıdan 0.01 seviyesinde önemli bulunmuştur. Çizelge 3'de tüm çeşitlerden elde edilen değerlerin ortalamaları ve grupları gösterilirken; aynı zamanda üç ıslahçı kuruluş tarafından ıslah edilen ikişer çeşidin de daha iyi kıyas yapılabilmesi için ayrı ayrı ikişer ortalamaları da verilmiştir. Bu şekilde hangi çeşidin genel ortalamadan ve diğer kuruluşların ıslah ettiği çeşitlerden iyi yönlerinin olduğu daha rahat görülebilmektedir.

1. Bitki boyu (cm)Çizelge 2'ye dikkat edilecek olursa kişniş çeşitlerinin bitki boyu değerleri 49.70 cm ile 68.73 cm arasında değişiklik göstermiştir. Yapılan Duncan testi sonucuna göre çeşitler iki farklı istatistiki grup oluşturmuşlardır. En yüksek bitki boyu değeri Pel-Mus çeşidinden, en düşük bitki boyu değeri de Gürbüz çeşidinden elde edilmiştir.

Kaya ve ark. (2000), çalışmalarında bitki boyu değerlerini 48.5-73.2 cm arasında; Tunçtürk (2006) ise 44.2 cm olarak bulmuştur. Kan ve İpek (2002), çalışmalarında 40.8-58.5 cm, Arslan ve ark. (1997) 70.1-95.3 cm, Mert ve Kırıcı (1998) 98.87-119.4 cm olarak bulmuşlardır. Çeşitlerin tescili yapan kuruluş olan Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi Müdürlüğünün denetiminde yürütülen tescil denemelerinde ise bu çeşitlerin bitki boyu değerleri 60-83 cm arasında değişmiştir.

Bu araştırmada elde edilen bulgular, yukarıda anılan araştırıcıların tespit ettikleri değerlere paralellik göstermiştir. Ancak yazlık ekim yapılması, çeşitlerde bir miktar kısa bitki boyu değeri görülmesine neden olmuştur denilebilir. Dikkat edilirse yalnızca Arslan ve Gürbüz çeşitleri genel ortalamanın altında kalmış, diğerleri ortalamadan yüksek çıkmıştır.

2. Yan dal sayısı (adet)
Araştırmada kullanılan çeşitlerin yan dal sayısı değerleri 7.67-10.1 adet arasında değişmiştir. En fazla dallanma gösteren çeşit Kudret-K olmuştur. Yan dal sayısı bakımından çeşitler arasındaki farklılık istatistiki olarak önemsiz çıkmıştır, bu yüzden de gruplandırma yapılmamıştır.

Kaya ve ark. (2000), araştırmalarında yan dal sayısı değerlerinin 4.5-6.2 adet arasında değiştiğini; Kan ve İpek (2002), 3.8-5.8 adet; Arslan ve ark. (1997) 7.35-11.50 adet; Mert ve Kırıcı (1998) 5.028-5.833 adet arasında değişen dal sayısı tespit etmişlerdir. Ayrıca tescil denemelerinde yalnızca Arslan ve Gürbüz çeşitlerinin dal sayıları belirlenmiş ve beş adet olduğu kaydedilmiştir.

Bu araştırmada elde edilen bulgular anılan araştırıcıların çoğunun belirledikleri dal sayılarından yüksek çıkmıştır. Burada yazlık ekilmesine rağmen, vejetasyon süresinde yapılan ek sulamanın etkisinin olduğu ifade edilebilir.

3. Şemsiyede tane sayısı (adet)
Araştırmada çeşitlerin ana şemsiyelerindeki tohum sayıları belirlenmiş ve 42.97 adet ile 58.69 adet arasında değişiklik göstermiştir. En fazla şemsiyede tane sayısı değeri Gamze çeşidinden elde edilmiştir. Bu karakter yönüyle çeşitler istatistiki olarak iki farklı grup oluşturmuşlardır. Burada da Arslan ve Gürbüz çeşidi genel ortalama değerden daha düşük bir değerle temsil edilmektedir.

Mert ve Kırıcı (1998), araştırmalarında şemsiyede tohum sayılarını 23.52-34.13 adet arasında bulmuşlardır. Araştırıcıların bulmuş oldukları değerler, bu çalışmaya göre biraz düşük olmuştur. Yine burada da sulama yapmanın etkisinin olduğu rahatlıkla söylenebilir.

4. Bitki başına tohum verimi (g)
Araştırmada kullanılan çeşitlerden elde edilen bitki başına tohum verimi değerleri 20.67 g ile 34.00 g arasında değişmiştir. En yüksek bitki başına tohum verimi değeri Kudret-K çeşidinden alınmıştır. Bu özellik yönüyle çeşitler istatistiksel olarak üç farklı grup oluşturmuşlar ve çeşit bazında Arslan, Gürbüz, Erbaa ve Pel-Mus çeşitleri genel ortalamadan daha düşük bir değer göstermişlerdir.

Arslan ve ark. (1997), yaptıkları çalışmalarında bitki başına tohum verimi değerlerini 1.32-1.71 g arasında tespit etmişlerdir. Ancak bu araştırmada bulunan değerler ile anılan araştırıcıların bulmuş oldukları değerler arasında çok farklılık vardır. Bu kadar yüksek bir farkın olmasını açıklamak biraz zor olsa da, yine belki iyi bir bakım ve sulama ön plana çıkarılabilir.


5. Bin tohum ağırlığı (g)
Çalışmada yer alan kişniş çeşitlerinin bin tohum ağırlığı değerleri 7.73 g ile 17.77 g arasında değişim göstermiştir. En yüksek bin tohum ağırlığı değeri Arslan çeşidinden alınmış ve çeşitler arasında istatistiki açıdan dört farklı grup oluşmuştur.

Kaya ve ark. (2000), çalışmalarında bin tohum ağırlığı değerlerini 7.46-7.66 g arasında; Kan ve İpek (2002) 8.9-13.6 g arasında; Arslan ve ark. (1997) 7.52-15.90 g arasında; Mert ve Kırıcı (1998) 5.78-11.05 g arasında bulmuşlardır. Tescil denemelerinde ise çeşitlerin bin tohum ağırlığı değerleri 7-15.3 g arasında değişmiştir.

Yapılan bu araştırmada elde edilen bin tohum ağırlığı değerleri genel olarak adı geçen araştırıcıların tespit ettikleri değerlere paralellik göstermekle beraber,özellikle Arslan çeşidi tohumunun çok iri olması nedeniyle biraz daha yüksek bir değer göstermiştir.

6. Tohum verimi (kg/da)
Yürütülmüş olan çalışmada çeşitlerin göstermiş olduğu tohum verimi değerleri 114.1 kg/da ile 166.3 kg/da arasında değişmiştir. En yüksek tohum verimi değeri Erbaa çeşidinden alınırken; çeşitler arasında tohum verimi değerlerine göre istatistiki olarak üç farklı grup oluşmuştur. Bu özellik yönünden yalnızca Gürbüz ve Kudret çeşitleri genel ortalamadan daha düşük değer göstermişlerdir.

Kaya ve ark. (2000)'nın yaptıkları çalışmalarında tohum verimi değerlerini 67.8-91.1 kg/da; Kan ve İpek (2002), 86.6-124.3 kg/da; Arslan ve ark. (1997), 155.5-292.1 kg/da; Mert ve Kırıcı (1998) ise 96.55-172.60 kg/da arasında belirlemişlerdir. Tescil denemelerinde çeşitlerin göstermiş oldukları tohum verimi değerleri 95.4 (Gürbüz)-149.9 (Gamze) kg/da arasında değişirken; bu çeşitlerin verim potansiyellerinin 121.7-215.6 kg/da'a kadar çıkabildiği kaydedilmiştir.

Araştırmada elde edilen bulgular ile adı geçen araştırıcıların bulmuş oldukları tohum verimi değerleri birbirlerine yakınlık göstermektedir.

7. Biyolojik verim (kg/da)
Yapılan çalışmada kişniş çeşitlerinin biyolojik verim değerleri 265.2 kg/da ile 400.7 kg/da arasında değişiklik göstermiştir. Çeşitler arasında en yüksek biyolojik verim değeri Pel-Mus çeşidinden alınmıştır. Biyolojik verim özelliği yönünden çeşitler arasında istatistiki açıdan üç farklı grup oluşmuştur. Gürbüz ve Kudret-K çeşitleri göstermiş oldukları biyolojik verim değeri yönüyle genel ortalamadan daha düşük olmuşlardır.

Kaya ve ark. (2000), çalışmalarında biyolojik verim değerlerinin 228.3-347.3 kg/da; Arslan ve ark. (1997), 772.3-898.8 kg/da arasında değiştiğini tespit etmişlerdir. Tescil denemelerinde çeşitlerden yalnızca Arslan ve Gürbüz çeşitlerinin biyolojik verim değerleri alınmış ve bunların 342.1 kg/da ile 403.9 kg/da arasında değiştikleri belirlenmiştir. Ancak bu çeşitlerin yine tescil denemelerinde verim potansiyellerinin 513.5 kg/da ile 545.4 kg/da'a kadar çıkabileceği de ifade edilmektedir.

Bu araştırmada elde edilen biyolojik verim değerlerinin özellikle Arslan ve ark.'nın bulmuş oldukları değerlerden çok düşük olmalarının en önemli nedeni yazlık ekimin yapılmasıdır. Anılan araştırıcılar kışlık ekim yapmaları nedeniyle yüksek bir verim potansiyeli elde etmişlerdir.

8. Uçucu yağ oranı (%)
Çalışmada yer alan çeşitlerin uçucu yağ oranı değerleri % 0.200 ile % 0.403 arasında değişmiştir. Uçucu yağ oranı en yüksek çeşit olarak Erbaa tespit edilmiştir. Bu özellik yönüyle çeşitler arasında istatistiki açıdan üç farklı grup oluşmuştur. Erbaa ve Gamze çeşitleri dışında kalan çeşitlerin tümü uçucu yağ oranı bakımından genel ortalamadan daha düşük bir değer göstermişlerdir.

Kaya ve ark. (2000), çalışmalarında uçucu yağ oranını % 0.29-0.33 arasında; Kan ve İpek (2002), % 0.22-0.34 arasında; Arslan ve ark. (1997), % 0.31-0.63 arasında; Mert ve Kırıcı (1998), % 0.34-0.56 arasında tespit etmişlerdir. Tescil denemelerinde çeşitlerin uçucu yağ oranları % 0.32 ile % 0.56 arasında belirlenmiştir.

Genel olarak bakıldığında elde edilen rakamlar adı geçen araştırıcıların buldukları değerlere çok yakın durumdadır. Ancak özellikle Arslan ve Gürbüz çeşitlerinin uçucu yağ oranları en düşük sınırları oluşturacak şekilde bir değer almışlardır.

9. Uçucu yağ verimi (l/da)
Yapılan çalışmada yer alan çeşitlerin uçucu yağ verimleri 0.296 l/da ile 0.670 l/da arasında değişmiştir. En yüksek uçucu yağ verimi Erbaa çeşidinden elde edilmiş; çeşitler arasında da istatistiki açıdan beş farklı grup oluşmuştur. Çeşitlerden Arslan, Gürbüz ve Kudret-K uçucu yağ verimi değerleri genel ortalamanın altında kalmıştır.

Mert ve Kırıcı (1998)'nın yürüttükleri çalışmalarında uçucu yağ verimi değerlerini 0.48-0.97 l/da arasında bulmuşlardır. Yapılan bu çalışmada elde edilen değerlere yakınlık göstermekle beraber; araştırıcıların tespit etmiş oldukları değerlerden biraz daha düşük çıkmıştır.

SONUÇ
Sonuç olarak yapılan araştırmada elde edilen bulgulara göre; yazlık ekim yapılması nedeniyle genel olarak Orta Karadeniz bölgesine tavsiye edilen çeşitlerin Konya-Çumra şartlarında daha iyi sonuç verdikleri görülmüştür. Yalnızca bin tohum ağırlığı yönüyle en iri tohuma sahip olan Arslan çeşidi burada yazlık ekilmesi nedeniyle tam performansını gösterememiş; buna paralel olarak hem tohum verimi, hem biyolojik verim ve hem de uçucu yağ oranı yönüyle geri planda kalmıştır. Ancak yapılacak olan sonraki çalışmalarda kışlık ekim yapılması durumunda özellikle Konya-Çumra şartlarında çok daha iyi bir performans göstereceği açıktır. Bu tescil denemelerinde elde edilen rakamlardan yola çıkılarak rahatlıkla söylenebilir. Ancak yazlık ekilmesi düşünüldüğü takdirde yöremiz için özellikle Erbaa ve Pel-Mus çeşitlerinin ön plana çıktığı da görülmektedir. İleriye yönelik çalışmalarda bu iki çeşit başta olmak üzere, geliştirilmesi düşünülen kişniş hatlarının yanı sıra mutlaka kışlık ekimlerin de yer alacağı düşünülerek Arslan ve Gürbüz çeşitlerine de yer verilmesi tavsiye edilmektedir.

KAYNAKLAR
Akgül, A. 1993. Baharat Bilimi ve Teknolojisi, Gıda Tek. Der. Yayınları, No: 15, Ankara.
Anonim. 2004. Çeşit Kataloğu: Tıbbi-Aromatik Bitkiler (Kudret-K, Pel-Mus, Gamze ve Erbaa çeşitleri). TKB, Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi Müdürlüğü. Ankara.
Anonim. 2005. Çeşit Kataloğu: Tıbbi-Aromatik Bitkiler (Arslan ve Gürbüz çeşitleri). TKB, Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi Müdürlüğü. Ankara.
Arslan, N.ve Gürbüz, B.1994. Değişik Bölgelerden Toplanan Kişniş (Coriandrum sativum L.) Populasyonlarında Verim ve Diğer Karakterler Üzerine Bir Araştırma.Tarla Bitkileri Kong.25-29 Nisan 1994,İzmir.Cilt1. Agronomi Bildiriler 132-136
Arslan, N., Gürbüz, B. ve Gümüşçü, A. 1997. Bazı Kişniş (Coriandrum sativum L.) Populasyonlarının Ankara Şartlarında Kışa Dayanıklılığı Üzerine Bir Araştırma. XI. Bitkisel İlaç Hammaddeleri Toplantısı. 22-24 Mayıs 1996, Ankara. Bildiri Kitabı: 491-498.
Davis, P.H., Flora of Turkey and The East Aegean Islands, Vol: 4, Edinburgh University Press, 1984.
Kan, Y. ve İpek, A. 2002. Seçilmiş Bazı Kişniş (Coriandrum sativum L.) Hatlarının Verim ve Bazı Özellikleri. 14. Bitkisel İlaç Hammaddeleri Toplantısı, Bildiriler, 29-31 Mayıs 2002, Eskişehir, Eds. K.H.C.Başer ve N.Kırımer.
Karadoğan, T. ve Oral, E. 1994. Farklı Sıra Aralıklı Uygulanan Kişniş Varyetelerinin Verim Unsurları ve Kalite Üzerine Bir Araştırma.Atatürk Ünv.Ziraat Fak.Drg.25 (3):311-318
Kaya, N., Yılmaz, G. ve Telci, İ. 2000. Farklı Zamanlarda Ekilen Kisnis (Coriandrum sativum L.) Populasyonlarının Agronomik ve Teknolojik Özellikleri. Turk. J. Agric. For. 24: 355-364.
Mert, A. ve Kırıcı, S. 1998. Kişniş (Coriandrum sativum L.) Populasyonlarının Verim ve Verim Karakterlerinin Belirlenmesi. Proceedings of XIIth International Symposium on Plant originated Crude Drugs. Ankara. May 20-22, 1998. s:182-190.
Tunçtürk, M. 2006. Kişniş (Coriandrum sativum L.) Bitkisinde Farklı Tohumluk Miktarlarının Verim, Verim Özellikleri ve Uçucu Yağ Oranı Üzerine Etkisi. Selçuk Ü. Ziraat Fak. Dergisi. Sayı: 39, Cilt: 20, s: 58-62.
Zeybek, N., Zeybek, U. 1994. Farmasötik Botanik, Ege Ü., Eczacılık Fak. Yayın No: 2, Izmir, 436.

Not: Bu yazıyı www.cicekansiklopedisi.com'u kaynak göstermeden alıntı yapmayınız.

Kategoriler:
Etiketler:

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
Mesajınız:
 
Popüler Sayfalar:
© 2015 Şifalı Bitkiler Sitesi
Ücretsiz Web Sitesi