Ağıziçinin tipik iltihapları ağızdaki nedenlerden kaynaklanıyorsa birincil, başka hastalıklardan kaynaklanıyorsa ikincil olarak nitelenir. Yunanca da stoma "ağız", itis "iltihap" demektir. Stomatit geniş anlamıyla ağız içindeki bütün iltihapları içerir. Dar anlamıyla ise gerçek ağız boşluğu mukozasıyla sınırlı olarak kullanılır. İltihap dildeyse glossit, dişeti mukozasındaysa jinjivit adını alır. Ağız mukozası doğrudan doğruya ağızdaki nedenlerle kolayca hastalanır.
Ayrıca bazı genel hastalıkların da ilk belirtileri ağızda ortaya çıkar. Bu nedenle ağız içi iltihapları birincil ve ikincil olarak ikiye ayrılır, îlki başka hastalıklara bağlı olmadan gelişir, ikincil olanlar başka organların hastalanmasından sonra ortaya çıkar. Ağıziçi iltihabının başlıca türleri arasında ağız nezlesi ile eksüdalı, ülserli, kangrenli, kanamalı ve aftlı iltihaplar sayılabilir.
İkincil Ağıziçi İltihapları
Genel bir hastalığa bağlı olarak ortaya çıkar. Kızıl, kızamık, kızamıkçık ve suçiçeği gibi döküntülü hastalıklar, iskorbüt ve hemofili gibi kanamalı hastalıklar, lösemi, agranülositoz ve B12 vitamini eksikliğine bağlı kansızlık gibi kan hastalıkları, cıva, bizmut, kurşun, gümüş, bakır gibi kimyasal madde zehirlenmesine bağlı çeşitli meslek hastalıkları sırasında görülür.
Özgül mikropların neden olduğu başlıca ağıziçi iltihapları şunlardır: Frengide birinci evre lezyonu, ikinci evreye özgü kabartı ya da kızarıklıklar ve üçüncü evreye özgü göm (yumuşak şişkinlikler) ve ülserler biçiminde iltihaplar (frengi stomatiti); veremde ülserler ve çatlaklarla birlikte görülen iltihaplar (verem stomatiti); cüzamda zamanla ülserleşen derin düğümcük oluşumlan (cüzam stomatiti); belsoğukluğunda hastalık etkeni olan gonokoklara bağlı iltihaplar; difteri, yılancık ve impetigo etkenlerine bağlı ağıziçi iltihapları.
Kategori: Yararlı Bilgiler.
Yukarı Git »
Anemi diğer adıyla
kansızlık farklı biçimlerde tanımlanabilen bir kan rahatsızlığıdır.
Anemi kırmızı
kan hücrelerinin fonksiyon ve sayılarında ortaya çıkan anormallik olarak tanımlanabilir.
Anemi hastalarında güçsüzlük, aşırı yorgunluk, solgun bir ten, nefes darlığı ve düzensiz kalp atışı görülür. Şiddetli
anemi hastalığı felç ve kalp krizine yol açabilir.
Anemi hastalığının başlıca nedenleri stres, migren, baş ağrısı ve aşırı derecede tüketilen siyah çaydır. Çayı içerken içine birkaç damla limon damlatarak içmek çayın faydasını arttırdığı gibi demir emilimini önleyerek kansızlığa engel olacaktır.Günde 4 bardaktan fazla çay tüketmemelisiniz.
Bitkisel tedavi uzmanı Ahmet Maranki
anemi ile savaşta şu önerilerde bulunuyor.
*Çilek kökü, oğul otu, atkuyruğu, sinirli yaprak ve keklik çayı içmek anemi için iyi gelir.
*Anemi için havuç ve turp kabuklarını soymadan rendelenir, içine biraz lahana ve ıspanak doğranır. Zeytinyağı ve limon ilave edilerek salata halinde yenebilir.
* Hergün 3 çay bardağı pancar suyu içilebilir (sabah,öğle,akşam).
* Yerelması haşlanarak yenebilir.
* 250 gram kaynar suyun içerisine 10 gram maydanoz tohumu karıştırıldıktan sonra 10 dakika bekletilip, hergün 2 bardak içilebilir.
* 250 gram kaynar suyun içine 8 gram ısırgan yaprağı eklenerek 10 dakika beklenir, hergün 2 bardak içilir.
* 2 kilo suyun içine 30 gram kadar enginar yaprağı, 1 su bardağı çekirdeksiz siyah üzüm, 1 kaşık kadar pelin otu karıştırılır. Kısık ateşte bir saate yakın kaynatılır. Soğuduktan sonra süzülerek balla tatlandırılır. 10 gün boyunca hergün 3 bardak içilir.
Kategori: Yararlı Bilgiler.
Yukarı Git »
(ağaççileği) Gülgillerden; böğürtlen gibi çalı halinde, dikenli bir bitkidir. Kümeler halindedir. Kendiliğinden yetişir. Meyvesi duta benzer. Sarımtırak kırmızı portakal renginde, sulu ve güzel kokuludur. Meyvesi toplanıp, kurutulur. Reçel, şurup ve likör yapılır. Meyve olarak da yenir.
Faydası: Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir. Romatizma, mafsal kireçlenmesi, nikris, boğaz, bademcik ve göz iltihaplarında kullanılır. Kansızlık ve veremde çok iyi bir gıdadır. Ateş'i düşürür. Üre ve şeker hastalarına da faydalıdır. Mide ülseri olanların kullanmamaları gerekir.
Kategori: Tüm Bitkiler.
Yukarı Git »
Gülgillerden; böğürtlen gibi çalı halinde, dikenli bir bitkidir. Kümeler halindedir. Kendiliğinden yetişir. Meyvesi duta benzer.Sarımtırak kırmızı portakal renginde, sulu ve güzel kokuludur. Meyvesi toplanıp, kurutulur. Reçel, şurup ve likör yapılır. Meyve olarak da yenir.
Faydası: Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir. Romatizma, mafsal kireçlenmesi, nikris, boğaz, bademcik ve göz iltihaplarında kullanılır. Kansızlık ve veremde çok iyi bir gıdadır. Ateş'i düşürür. Üre ve şeker hastalarına da faydalıdır. Mide ülseri olanların kullanmamaları gerekir. Nekahat kısaltıcıdır.Kalbi kuvvetlendirir, böbrek koliklerinde etkilidir.
Kategori: Çiçekler.
Yukarı Git »
AHUDUDU:
Ağaççileği ya da
sultan böğürtleni olarak da bilinir. Çalı şeklinde, dikenli, kümeler halinde olan ve genellikle ağaçlık alanlarda kendiliğinde yetişen bir bitkidir. Bazı bahçelerde dikimi de yapılmaktadır.
Duta benzeyen meyvesi kırmızı, etli, sulu ve güzel kokuludur.
Meyvesi taze olarak yenilebileceği gibi kurutularak da kullanılır. Yaz başında çiçek açar; temmuz-ağustos aylarında
meyvesi olgunlaşır ve toplanır.
Ahududunun Yararları: Vücuttaki
toksin maddeleri dışarı atar, kanı temizler.
Vücuda dinçlik verir.
Ateş düşürücü etkisi nedeniyle ateşli hastalıklarda faydalıdır.
Romatizma, nıkris, kansızlık ve verem hastalıklarına karşı yararlıdır.
İdrar söktürücü özelliğiyle kabızlığı giderir. Olgunlaşmış, taze
Ahududu bol miktarda A vitamini barındırır ve çok faydalıdır.
Dokuları sıkılaştırıcı ve güçlendirici etkisi vardır.
Böbrek ve şeker hastalığı olanların taze olarak yemeleri tavsiye edilir.
Ahududu Nasıl Kullanılır:
Ahududunun çiçekleri kaynatılıp bu su ile gargara yapılırsa bademcik, boğaz ve
dişeti iltihaplarına iyi gelir. Göz nezlesinde, göz
Kategori: Yararlı Bilgiler.
Yukarı Git »