Akşam olmak üzereydi. Sabahtan heri evinin her köşesini tepeden tırnağa temizlemişti.Gözü birden oturma odasının köşesindeki çiçeklerine takıldı. Yorgunluğunu, tüm günün koşuşturmasını çiçekleriyle paylaşmak istedi.

İç Mekan Süs Bitkileri ve Bakımı

Çiçeklerinin huzur verici atmosferine ulaşabilmek için o yöne yürüdü. Artık biricik çiçeklerinin önündeydi. Birden zihni onu küçüklüğüne götürdü. Annesinin, balkonda saksı saksı çiçeklerle konuştuğunu hatırladı.

Annesi hep kendisine dönerek; “Biliyor musun kızım, bunlarla uğraşmak benim tüm yorgunluk ve dertlerimi alıyor” derdi. Yıllardır annesiyle aynı duygulan hissediyordu. Tüm vücudunun yorgunluğunun yavaş yavaş bünyesinden ayrıldığını hissetti. Doğa ve çiçek sevgisi, küçük yaşlarda annesinin eğitimi sayesinde kalbinde yer etmişti. Annesi ile gurur duydu...

Aslında esas konumuz evlerimizin her köşesini süsleyen bitkilerimizin kısa bir tarihçesinden bahsederek akabinde bazı iç mekan süs bitkilerinin bakımına değinmek. Ancak şehirleşmenin giderek artması, genç neslin çiçek ve doğa sevgisinden uzaması riskini de beraberinde getirdiğinden, yazımıza bir anektodla başlamak istedim.

Tarih öncesi devirlerden bu yana hangi yer ve koşulda olursa olsun, insanoğlunun doğaya ve çiçeklere karşı daima bir hayranlığı olagelmiştir. Belki de rengarenk ve büyüleci yapılarla ilk karşılaşması, doğadaki yaban çiçekleriyle olmuştur. Tarihin birçok dönemlerinde, gelmiş geçmiş uygarlık kalıntılarında, anıtlarda, yazıtlarda, eski yapıtların neredeyse tümünde, resim ve çiçek motiflerinin yazıdan önce yer aldığını görürüz. Neredeyse tüm ulusların uygarlıklarında çiçek ve çiçekli süslemeler başlı başına bir değer oluşturur. Özellikle 15. ve 18. yüzyılda, Osmanlı Devleti'nde çiçek zevki yaygın bir hal almıştı. O dönemde Osmanlı'da Lale devrinin yaşanması ile, lale ve sümbül dünyaya Türkler tarafından tanıtılmış oldu. Bu dönemde karanfil ve lale motifleri bulunan çiniler oluşturulmuş, şairler sevgililerinin yanaklarım güle, saçlarını sümbüle benzeterek, nice güzel şiirler yazmışlardır.

Zamanımızda ise, büyük şehirlerdeki nüfus yoğunluğu ve mekan darlığı insanları doğadan uzaklaştırmaktadır. Bu durumda doğaya, yeşile olan gereksinim saksılarda büyütülen çiçek ve fidanlarla az da olsa giderilmeye çalışılmaktadır. Bu nedenle günümüzde, iç mekan süs bitkilerine verilen önem gittikçe artmıştır. Ancak herbir bitki kendine has bir bakım gerektirir. Bu bakını bitkinin; çoğaltılması, sulanması, temizlenmesi, hastalık ve zararlılardan korunması gibi hususları içerir.

Yazımın bundan sonraki bölümünde sizin için seçtiğim; Atatürk, Cennetkuşu ve Kala çiçekleri'yle. Devetabanı, Kamelya ve Sikas bitkilerinin bakımı hakkında bilgiler vereceğim.

Atatürk Çiçeği (euphorbia pulcherrima): Kışın yapraklarını dökmeyen bir çalı türüdür. Yılbaşına doğru açan sarı renkli küçük çiçekleri, özellikle bu çiçeklerin altında yer alan ve yaklaşık iki ay süreyle nar kırmızısı renginde kalan çiçek bürgüleri gösterişlidir. Sivri uçlu, iri, geniş, oval biçimli yapraklan açık yeşil renkli olur. Kış mevsiminde güzel görünümü ile iç mekanlarda istenen bîr bitkidir. Atatürk çiçeğine uygun toprak hazırlamak için bahçe toprağına kil çürümüş yaprak ve yanmış çiftlik gübresi karıştırılır. Suyu seven bir bitkidir. Nemli ortamları tercih eder. Kuru ortamları sevmez. Eğer, yaprakları sarkıyorsa aşırı sulandığı anlaşılır. Aydınlık ve ılık ortamları sever, çok sıcak ortamlardan hoşlanmaz. Kışın en düşük 15oC'ye kadar dayanabilir. Atatürk çiçeğinde birinci yılda saksı değişimine gerek yoktur. Bitki ikinci yılda da muhafaza ediliyorsa, yerinden sökülüp toprağı değiştirilerek aynı saksıya konabilir. Gövde çelikleri ile üretilir.

Cennetkuşu Çiçeği (Strelitzia reginae): Saksıda yetiştirildiğinde l m kadar boylanıp çevresine 60 cm kadar yayılabilir. Açık yeşil renkli, derimsi dokulu, uzun saplı ve kürek biçimli yaprakları 50 cm'ye kadar uzayabilir, Nisan-Mayıs aylarında açmaya başlayan çiçekler yeşil-mor renkli gaga biçimli bir çiçek tabanından çıkan sarı-turuncu çanak yapraklan ve koyu mavi renkli taç yaprakları ile kuş kafasını andıran güzel bir görüntü oluşturur, Her çiçek birkaç hafta süreyle açık kalır. Modern mobilyalarla döşenmiş iç mekanlarda hoş görünür. Cennet kuşu çiçeği, içinde organik maddeleri bol bulunan bahçe toprağına, dere kumu ve kil karıştırılarak hazırlanan toprağı sever. İlkbahar ve yaz mevsimlerinde bitkinin saksısındaki toprağı nemli kalacak şekilde sulamalı. sonbahar ve kış mevsimlerinde daha az su verilmelidir. Bitkinin yapraklarını nemli bir bezle silmek iyi sonuç verir. Aydınlık ve havadar yerleri seven bitki, doğrudan güneş, ışığı karşısında bırakılmamalıdır. Ilık ortamları seven bu bitki, kışın en düşük 10 oCye kadar dayanabilir. Bitkinin kökü eğer saksısını doldurmuş ise ilkbahar mevsiminde uygun toprak eklenerek bir numara büyük saksı ile değiştirilebilir. Cennet kuşu bitkisi tohumunda ya da ilkbahar mevsiminde alınan yan piçleriyle çoğaltılır. Devetabanı (Jilodendron): Derimsi dokulu, koyu yeşil renkli yapraklarıyla sıcak iç mekanlarda, yosun sarılmış kazıklar dikilen saksılardan tırmandırılarak yetiştirilmeye elverişlidir. Uygun koşullar sağlandığı zaman l ,2-2 m arasında boylanıp çevrelerine 60 cm kadar yayılabilir. Devetabanı türü bitkiler, zengin karışımlı toprağı ve suyu severler. Yapraklarına su püskürtülmeli, saksı toprağında ise su biriktirilmemelidir. Kışın saksı toprağının nemli tutulması yeterli olmaktadır. Ilık ve gölgeli ortamları seven bu bitkiler kışın en düşük 15 oCye kadar dayanabilir. Bitkinin kökleri saksıyı doldurmuş ise bir numara büyük saksıya konur, gerekirse kökü traşlanabilir. Devetabanı türü bitkiler, gövde çelikleri ile ya da gövde parçasına bağlı bir yaprağının toprağa daldırılması ile çoğaltılır.

Kala(zantedeschia aethiopica): Uzun saplı, temren biçimli, koyu yeşil renkli, 25 cm uzunlukta, iri ve gösterişli yapraklan vardır, ilkbaharda açan uzunca ve ağzı açık, boru biçimli beyaz çiçekleri gösterişlidir. Modern mobilyalarla döşenmiş iç mekanlarda güzel görünen kala bitkisi, saksı içerisinde 60-80 cm boylanabilir ve çevresine 30-40 cm kadar yayılabilir. Zengin karışımlı toprağı, suyu ve nemli ortamları sever. Kala bitkisinin toprağı nemli tutulmalı, yapraklarına yazın su püskürtülmelidir. Çiçeklenme dönemi bittikten sonra saksı toprağının sürekli nemli tutulması yeterli olur. Güneşli, havadar, serin ve ılık ortamları seven bitki kışın en düşük 80oC'ye kadar dayanabilir. Bitkinin kökleri saksısını doldurmuş ise ilkbaharda uygun toprak eklenerek saksısı bir numara büyüğü ile değiştirilir. Bitki yeterince gelişme göstermez ve saksı değişimine ihtiyaç duyulmazsa, ilkbaharda yerinden sökülür. kökleri traşlanır, uygun toprak eklenerek bitki aynı saksıya dikilir.

Kamelya (camellia japonica): Derin damarlı, sert derimsi dokulu yeşil yaprakları; kışın ve ilkbaharda rozet biçiminde az katlı ya da katmerli açan beyaz, pembe ya da kırmızı iri çiçekleri vardır. İç mekanlarda yetiştirildiği zaman sağlam kazıklarla desteklenmelidir. Kamelya zengin karışımlı kireçsiz toprağı, suyu ve nemli ortamları sever. Çiçek açtığı dönemde bol sulanmalı, çiçek açma dönemi bitince suyu biraz azaltılmalıdır. Bitkiye her zaman kireçsiz su ya da yağmur suyu verilmelidir. Yarı gölge yerleri tercih eder, kışın en düşük 70oC'ye kadar dayanabilir. Bitkinin kökleri saksısını doldurmuş ise ilkbaharda, uygun toprak eklenerek saklısı bir numara büyüğü ile değiştirilir. Kamelyalar tohumu ile ya da gövde çelikleri ile çoğaltılır.

Sikas (cycas revoluta): İç mekan bitkisi olarak uzun yıllardan beri tercih edilen bir bitkidir. Koyu yeşil, sert ve herdem yeşil (dökülmeyen) yapraklan süsleyici özellikler taşır. Ağır gelişen, yüzyıl kadar yaşayan sikaslar en fazla 1,8 m'ye kadar boylanabilir. Bitki yerinden olabildiğince az hareket ettirilmelidir. Bu bitki zengin karışımlı, süzek toprağı ve bol suyu sever; ancak saksı dibinde su birikmemelidir. Yaz mevsiminde arada bir yapraklarına su püskürtülmesi olumlu sonuçlar verir. Yarı gölge ve havadar yerleri tercih eder, tropik bölge bitkisi olduğu için sıcak ortamları sever. Kışın en düşük 15 oC'ye dayanabilir. ilkbaharda, bitkinin kökleri saksısını doldurmuş ise uygun toprak eklenerek saksısı bir numara büyüğü ile değiştirilir. Anaç bitkiden ayrılan piçleri ile çoğaltılır.

İç Mekanlarda Bitki Düzenlemeleri:
Bitkileri düzenlemede kişisel zevkler ön plana çıkmaktadır. Bitkilerin genelde konuldukları yerler ışıktan kolayca yararlanabileceği pencere kenarlarıdır. Pencerenin bitkiye sağladığı yarar yanında bazı sakıncaları da vardır. Bu sakıncalardan birisi bitkiyi direkt güneş ışığına manız bırakması, diğeri ise kışın oda ısıtıldığı zaman bitkinin her tarafı ısınırken, pencereye bakan diğer tarafının soğukla karşı karşıya kılmasıdır. Bu nedenle pencere kenarlarına bitki koyulurken sıcaklık değişiminden etkilenmeyecek bitki türleri seçilmelidir. Bitkilerin düzenlenmesi sırasında, ışık, sıcaklık ve nem gibi özel istekler göz önünde bulundurulmalıdır. Birbirleri ile benzer istekleri olan bitkiler bir araya getirilmelidir. Hava cereyanına maruz bırakılmamalı, günlük bakımı için kolay ulaşılabilecek bir yerde bulundurulmalıdırlar. Genellikle uzun boylu olan bitkiler arkaya, kısa boylu bitkiler ön kısma alınmalı ve yaprak şekli ile renk uyumu iyi ayarlanmalıdır.

Tatile Çıkmadan Önce Bitkilerin Bakımı:Mümkün olduğunca bitkiler aynı yere toplanmalı ve uygunluğuna göre lavabo, küvet ya da plastik kaplar içerisine birkaç parça taş veya tuğla konulduktan sonra saksılar taş veya tuğlanın üzerine konarak saksıların alt kısmı bir veya iki parmak su içerisinde kalıncaya kaçlar su ilave edilmesi gerekmekte, havalandırma yapılacak şekilde de ortam hazırlanmalıdır. Eğer bitkiler balkonda kalacak ise gölge bir yere alınarak yukarıdaki işlemler yapılmalıdır.

Yer Değişiklikleri:Sıkça yer değiştirilmesi sakıncalıdır. Bitkileri yerleştirirken uzun süre kalabilecekleri yerler düşünülmelidir. Yerleri sıkça değiştiriliyor ise yaprak ve tomurcuk dökülmesi görülebilmektedir.

Yaprak Temizliği:İç mekan süs bitkilerinin yaprakları üzerinde zamanla toz birikebilir: Bu tozlar yaprak gözeneklerini tıkayıp solunuma engel olduğundan bitkinin yaşam fonksiyonlarında aksama meydana getirebilir. Bu sorunu ortadan kaldırabilmek için yapraklar su ile temizlenmelidir.

Kaynaklar

1. Altay M. 1985. Tarla, Bahçe, Sera ve Evlerde Çiçek Sağlığı Önemli Süs Bitkilerinin Hastalıkları, Zararlıları. Tedavileri, ilaçlar ve İlaçlama Programı, İstanbul.
2. Veliağagil T. 1998. Salon Bitkileri. Yalova.
3. Kenber L, 1996. Süs ve Salon Bitkileri. İstanbul
4. Ebcioğlu N, 2002. Salon ve Balkon Bitkileri. İstanbul.
5. Korkut A, 1998. Çiçek Yetiştiriciliği. İstanbul.
6. internek kaynak: http://www.ekolojimagazin.com/?id=196&s=magazin

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
Mesajınız:
 
Son Ziyaretler:
© 2015 Şifalı Bitkiler Sitesi
Ücretsiz Web Sitesi