Radyoaktif Maddelerin Zararları


Radyoaktif denilen bazı cisimlerin kendiliklerinden bir parçalanma sonucu fotoğraf plaklarına etki eden, gazları iyonlaştırıp elektriğe karşı iletken kılan ve daha bazı olaylara sebep olan çeşitli radyasyonlar yayabilme özelliğidir. Atom çekirdeklerinin bir dış etki olmaksızın kendiliklerinden ışıma yapmalarına ve bu tür ışıma yapan atomlara da radyoaktif atom adı verilir. Radyoaktif atomların çekirdekleri kararsızdır. Radyoaktif ışınlar canlı hücrelerine etki ederler.

Başta kanser olmak üzere birçok hastalığa sebep olurlar. Nesiller boyu kalıtsal bozukluklar meydana getirebilir. Şimdi bu bozunma türlerini sırasıyla inceleyelim. Düşük seviyeli radyasyonun tek belirgin sağlıksal etkisi sonraki kuşaklarda görülen genetik sakatlıklara sebep olmasıdır.

Genellikle genetik bozukluklar olarak adlandırılan bu sakatlıklar, renk körlüğünden, mongolizm gibi ciddi hastalıklara kadar çeşitlilik gösterir. Bazı kişiler, radyasyonun iki başlı çocukların doğmasına; insan altı ya da insanüstü canavarların ortaya çımasına neden olacağına inanırlar. Durum kesinlikle bu değildir; çünkü insanlık daima doğal radyasyona maruz kalmış olmasına karşın, hiçbir zaman bu tür vakalar görülmemiştir. Bazı kişiler de radyasyon kaynaklı genetik etkilerin insan soyunu yok edeceğine inanırlar.

Ancak bu da yanlıştır. Yani radyasyonun yol açacağı herhangi bir kötü özellik, sonuçta yok olacaktır. Nükleer endüstrinin genetik etkileri, ancak insanın doğal kaynaklardan aldığı radyasyondan sadece yüzde bir kadar daha fazla radyasyon etkilenimine yol açtığı hatırlandığında en iyi şekilde anlaşılabilir. Doğal radyasyonun da, normal olarak karşılaşılan genetik bozuklukların sadece %3'ünden sorumlu olduğu düşünülmektedir.

Kategori: Yararlı Bilgiler.
Etiketler: Sağlık.

Yukarı Git »

Rafting Turizmi


Ülkemizin sahip olduğu zengin doğal kaynaklarından birisi de Akarsularımızdır. Akarsularımızın önemli bir bölümü kısaca "akarsu turizmi" olarak tanımlayabileceğimiz rafting, kano ve nehir kayağı için çok elverişlidir.Doğa turizminin önde gelen dallarından biri olarak akarsu turizmine yönelik ülkemizin sunduğu bu büyük potansiyelin geliştirilmesi ve geniş kitlelere hitap edecek şekilde tanıtımının yapılması önem taşımaktadır.Büyük yatırımlar gerektirmeyen akarsu turizmi, çevrenin tarihi, arkeolojik, kültürel, otantik değerleri ve diğer turizm çeşitleriyle bir bütün oluşturmaktadır. Bu nedenle, nehirlerimizin akarsu turizmi potansiyeli incelenirken, çevresinde yer alan ve entegre bir şekilde geliştirilebilecek diğer turizm değerleri de bu proje kapsamında belirlenmiştir.
Ülkemizde raftinge uygun akarsular - Çoruh nehri, - Köprüçay, - Manavgat Çayı, - Dim Çayı, - Adana-Feke-Göksu Nehri, - Zamatı Irmağı, - Fırat nehrinin bir kısmı.

Kategori: Yararlı Bilgiler.

Yukarı Git »

Rahatsızlıklara doğal tedavi yöntemleri


En ufak bir baş ağrısı, uykusuzluk, aft, sürekli çatlayan dudaklar, horlama gibi durumlarda hemen doktora mı gitmek lazım? Yoksa bir şeyler mi yapmalı? Sık görülen bu tür rahatsızlıklar için uygulayacağınız basit tedavi yöntemleri ile eski sağlığınıza kavuşabilirsiniz.

Rahatsızlıklara doğal tedavi yöntemleri

İnsanoğlu çıtkırıldım. Vücudunun herhangi bir yerindeki en ufak bir ağrıda veya sıkıntı oluşturabilecek durumlarda doktora gidip gitmeme arasında kalır hep. Çoğu zaman doktora gidecek kadar rahatsızlığını önemsemez; ama bir an önce de eski sağlığına dönmek ister. Basit bir hastalık gibi görünen bu durumlarda aklımıza hemen doğal tedavi yöntemleri gelir. Bu kez de hangi rahatsızlığa ne tür tedaviler uygulayacağınızı bilemezsiniz, eliniz ayağınıza dolaşır. İşte tam bu sırada doğal tedavi yöntemlerini ayağınıza kadar getiren kitaplar girer devreye. Yurtdışında ünlü uzmanların ve danışmanların hazırladığı ve ülkemizde Çitlembik Yayınları'nın okuyucularıyla buluşturduğu “Sık Görülen Rahatsızlıkların Tedavisi - Doğal Yöntemler” kitabı da bu tarz sıkıntılara çare olabilecek nitelikte.

Sağlığımızı doğal yollardan korumak için başvurulacak temel yöntemler; iyi beslenmek, sigara-alkol-uyuşturucu kullanmamak, düzenli egzersiz yapmak ve stresi kontrol altında tutmak olarak bilinir hep. Oysa bunların dışında aromaterapi (bitki kök, sap, yaprak, tohum ve çiçeklerinde kendine özgü birtakım yağlar), çiçek özleri, bitkisel ilaçlar, masaj, naturopati (sıcak ve soğuk banyo, suyun şifa sağlayıcı gücü) gibi daha birçok doğal yöntem mevcut. Geleneksel tıp ile modern tıbbın birbiriyle zıt olduğu görüşleri giderek azalıyor. Artık çoğu uzmanlar bile “Doğal yollardan kendinizi tedavi edemezseniz bize gelin.” çağrısında bulunuyor.

Ağrıları ilaç kullanmadan nasıl dindirebilirsiniz?Kolesterolü düşürmek, uykusuzluktan kurtulmak için neler yapmalısınız? Afttan çektiğiniz kadar hiçbir şeyden çekmediniz. En ufak bir baş ağrısında hemen doktora mı gitmeli, yoksa bir şeyler mi yapmalı? Çatlayan dudakların, horlamanın, dinmek bilmeyen sırt ağrısının pratik çözümü ne olabilir? Başucunuzdan ayırmayacağınız bu kitap ile durumunuza en uygun ve en rahat ettiğiniz tedavi yöntemini seçebilirsiniz. Ama ciddi durumlarda mutlaka bir doktora başvurmayı ihmal etmeyin.

BaşağrısıHemen herkesin arada sırada başı ağrır. Ağrının yeri göz diplerinde, şakaklarda, alında, ensede hatta tüm başta olmak üzere değişir. Baş ağrısının; stres, vücudun susuz kalması, kasların, damarların ve sinirlerin yetersiz beslenmesi, sinüzit, bazı ilaçlar, göz yorgunluğu, kireçlenme, beyin tümörü, menenjit ve yüksek tansiyon gibi sebepleri olabilir.

Baş ağrınızın artmasını önlemek için erkeç sakalı ile çarkıfelek, biberiye veya kesterenin karışımından çay yapıp içebilirsiniz. Ayrıca güzel kokulu bitkisel yağlar da ağrıyı dindirebilir. Ağrınız soğuk algınlığı ya da alerjiden kaynaklanıyorsa okaliptus veya nane yağı kullanabilirsiniz.

Tıbbî yardım ne zaman gerekir: Sık sık nedenini bilmediğiniz baş ağrıları olursa, ani ve şiddetli bir baş ağrısı olursa ve baş ağrısı ile birlikte kusma, ensede sertlik, ateş, döküntü, ışığa hassasiyet, zihin karışıklığı ve görme bozukluğu gerekiyorsa.

BAŞ DÖNMESİBaş dönmesinin nedeni çoğu zaman beyne kan taşıyan damarlardaki kan basıncının ani düşüşüdür. Uzun süre yemek yememek, diyabetin kontrol edilmediği durumlarda da kan şekeri seviyesi düşer ve baş dönmesi olur. Ayrıca iç kulaktaki rahatsızlıklardan ötürü de baş dönmesi oluşabilir. Bu durumlarda ayaklarınızı yukarı kaldırmak, tam tahıllı ekmekle hazırlanmış sandviç gibi şeyler yemek gerekir.

Ne zaman tıbbî yardım gerekir?Baş dönmesi ile birlikte boyunda ağrı veya sertlik, ateş, kulak veya baş ağrısı olursa; görmenizde bir değişiklik, yüz, el, kol, ayak ve bacaklarınızda uyuşma, çarpıntı, göğüs ağrısı ve nefes darlığı olursa hemen bir uzmana görünmeniz gerekir.

ÇATLAK DUDAKOlumsuz hava şartları dudakların çatlamasına, kabuk bağlamasına ve acımasına sebep olur. Dudaklarınız çatladığında sık aralıklarla dudak koruyucusu sürmeniz gerekir. Aynı zamanda dudaklarınızı bolca vazelinle ovuşturun. Zeytinyağı sürerek de çatlayan dudaklarınızı rahatlatabilir ve yumuşatabilirsiniz.

Ne zaman tıbbî yardım gerekir?Dudağınızda ya da yakınındaki bir yara bir hafta içinde iyileşmezse, yara kabuk bağlar veya akıntısı olursa mutlaka bir hekime görünmek gerekir.

HAZIMSIZLIKHazımsızlık, yemek yedikten sonra ortaya çıkan şişkinlik, sancı ve rahatsızlık hissi gibi semptomları kapsar. Hızlı yemek yemek, fazla yemek, hassasiyetiniz olan buğday unu veya süt gibi ürünler tüketmek, yağlı bir yemekten hemen sonra meyve yemek gaz sorunları, şişkinlik ve sindirim problemleri oluşturabilir. Hazımsızlıktan korunmak için aşırı yemek yemeyin, iki yemek arasının dört saati aşmamasına dikkat edin. Yemek sırasında bir bardaktan fazla sıvı içmeyin.

Ne zaman tıbbî yardım gerekir?:Sık sık hazımsızlık çekiyorsanız, sebebi yokken kilo kaybetmeye başlarsanız, iştahınız az, yutmanız zor ve hazımsızlıkla beraber öksürüğünüz de varsa ve sabah uyandığınızda reflü olursa mutlaka bir hekime gitmek gerekir.

DEPRESYONStresli olaylar, çözümlenemeyen sorunlar ve geçimsizlik depresyonu tetikler. Boşanma, kayıp ve iflas gibi durumlar da depresyona yol açabilir. Bir insan şayet yakınları ile ilişki kurmakta zorlanıyor, uykusuzluk problemi çekiyor, sürekli yorgun görünüyor, üşüyor, unutkan ve konsantrasyon zayıflığı oluyor, aşırı huzursuz ve iştahsız ise ağır bir depresyon geçirdiğini düşünebiliriz.

Depresyonun birçok tedavi yöntemi var. Kişi en başta endişe ve üzüntülerini güvendiği biriyle paylaşırsa rahatlayabilir. Ayrıca bir psikiyatrdan psikolojik destek almak önemli bir tedavi yöntemi. Ayrıca düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, stres oluşturan faktörlerin ortadan kaldırılması, bitkisel ilaçlar kullanmak da depresyonu hafife indirir. Ayrıca bir çorba kaşığı tatlı badem veya üzüm çekirdeği yağına ikişer damla lavanta veya ıtır çiçeği ile bir damla rumi papatya yağı karıştırıp bir arkadaşınızdan size masaj yapmasını isteyebilirsiniz.

Ne zaman tıbbî yardım gerekir?Depresyonunuz iki haftadan fazla sürer ve yukarıdaki öneriler bir işe yaramazsa, intihar etmeyi düşünüyorsanız hemen bir doktora gidin.

HORLAMAUyku sırasında boğazdaki kaslar gevşer ve bazı kişilerde solunum yolunun çökmesine sebep olur. Bu yüzden de kişinin akciğerlerine hava gitmesi için derin ve kuvvetli nefes alması gerekir. Bu da yüksek titreşime, küçük dilin ve damağın takırdamasına ve horlamaya yol açar. Sigara içenler, erkekler, orta yaş üzeri insanlar, aşırı kilolular ve alkol alanlar daha çok horlar. Horlamayı önlemek için fazla kilolarınızı vermeniz, sigara içmemeniz, aynı saatte uyumanız, soğuk algınlığına bağlı bir horlama ise yatmadan önce soğuk suya bir damla nane yağı damlatıp gargara yapmanız gerekir.

Ne zaman tıbbî yardım gerekir?:Gün içinde aşırı yorgunluk ve uykusuzluk hissederseniz ya da 'uyku apnesi' denilen, horlarken nefesinizin durduğu durumlar olursa vakit kaybetmeden doktora görünün.

SIRT AĞRISIStres, kötü duruşlar, egzersiz yapmamak, bir şeyi doğru şekilde kaldırmamak ya da taşımamak, uzun süre aynı pozisyonda oturmak ve aşırı kilo sırt ağrısı yapabilir. Sırt ağrılarından kurtulmak için; ağır bir çantayı asla tek elinizle veya tek omzunuzla taşımayın. Otururken sırtınızı dik tutun ve sürekli pozisyon değiştirin. Yerden ağır bir eşya alacağınızda dizlerinizi bükerek alın. Ağrılı bölgeyi gliserin ve acı kırmızı biber tentürü ile ovun.

Ne zaman tıbbî yardım gerekir?:Ağrı birkaç gün içerisinde azalmaz veya daha kötüye giderse, ani ve çok şiddetliyse, uzuvlarınızdan birinde hissizlik veya güçsüzlük ortaya çıkarsa...

Zaman Gazetesi

Kategori: İncelemeler.
Etiketler: Akciğer, Akıntı, Alerji, Badem, Baş Ağrısı, Baş Dönmesi, Beslenme, Bitkiler, Depresyon, Diyabet, Egzersiz, Gargara, Hazımsızlık, Horlama, Sağlık, Sağlıklı Beslenme, Sinüzit, Stres, Tansiyon, Tümör, Uykusuzluk, Uyuşma, Yüksek Tansiyon, Zeytin.

Yukarı Git »

Rahim Ağzı Kanseri


Rahim ağzı kanseri öncelikle kendini anormal kanamalarla belli eder. Bu kanamalar doğurganlık çağındaki kadınlarda iki adet arasında görülen düzensiz kanamalar şeklinde ortaya çıkar. Menopoz sonrası dönemde ise, herhangi bir zamanda görülen kanamalar şeklinde kendini gösterir. Hastalığın önemli şikayetlerinden biri de "postkoital" olarak adlandırılan, cinsel temas sonrası görülen kanamalardır. Normal adet dönemleri dışında meydana gelen kanamaların mutlaka araştırılması gerekir. Bazı hastalarda bu rahatsızlık kötü kokulu akıntılar şeklinde de kendini gösterebilir ve bu akıntılar kanla karışık olabilir. Ağrı ise, rahim ağzı kanserlerinde ileri dönemlerde ortaya çıkan bir şikayet olup, erken dönemde kesinlikle görülmez. Her kanser türünde olduğu gibi, rahim ağzı kanserinde de erken teşhis çok önemlidir. Çünkü ancak o zaman gerekli müdahale yapılabilir ve hasta eski sağlığına kavuşur.
Risk faktörleri: Sigara kullanımı, Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, 18 yaşın altında cinsel ilişkinin başlaması, Düşük sosyo ekonomik durum, Çok doğum yapmak, 18 yaşın altında doğum yapmak, Bağışıklık sisteminin yetersiz olması, Folik asit, vitamin A ve vitamin C eksikliği, Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan özellikle insan papillom virüs (HPV) enfeksiyonu en önemli risk faktörü olarak kabul edilir.
Nasıl korunulur: Rahim ağzı kanserinden korunmak için vajinal smear araştırmalarına, yaşa bakılmaksızın ilk cinsel temas yılında başlanmalı ve 1-2 yıllık aralıklar ile tekrarlanmalıdır. Erken tanı konulabilmesi için, kadınların uygun aralıklarla hekime müracaat etmeleri gerekir. Doğru tedavinin uygulandığı kadınlarda rahim ağzı kanseri hemen hemen hiç görülmez. Rahim ağzı kanserinden korunmanın başlıca yolları; çok eşli olmamak, sigara içmemek ve rahim ağzı kanseri tarama programlarına katılmaktır. Rahim ağzı kanseri, vücutta oluşum aşamaları en iyi bilinen kanserlerden biridir. Düzenli olarak kontrollerin yapıldığı kadınlarda hastalık, kanser oluşmadan yakalanabilir ve oluşumu engellenebilir. Uygun kontrolleri yaptıran kadınlarda rahim ağzı kanseri görülme olasılığı sıfıra iner ve böylece kadınlar sık görülen kanserlerin biri olan rahim ağzı kanserinden tamamen kurtulabilirler.

Kategori: Yararlı Bilgiler.
Etiketler: Akıntı, Vitamin.

Yukarı Git »

Rahim Ağzı Yaraları


Halk arasında rahim ağzında yara olarak bilinen servisit en sık karşılaşılan jinekolojik problemlerden birisidir. Kadınların yarısından fazlası hayatının bir döneminde bu hastalığa yakalanır. Yaşı ne olursa olsun cinsel yönden aktif her kadın servisit için uygun bir adaydır. Kasık ağrısı ve vajinal akıntısı olan kadınların çoğunda başka bir hastalıkla bir arada ya da tek başına mutlaka servisit bulunur. Belirtileri diğer pek çok hastalığa benzediği ve spesifik yakınmalar yaratmadığı için kişinin kendi kendine servisitten şüphelenmesi zordur. Genelde başka bir nedenden dolayı yapılan jinekolojik muayene ile fark edilir. Genel anlamı ile servisit rahim ağzı dokusunun iltihabıdır. Çok büyük bir olasılıkla bir enfeksiyona bağlıdır ancak bazen irritasyon ya da travma sonrası da ortaya çıkabilir.
Nedenleri Servisitin başarılı şekilde tedavi edilebilmesi altta yatan nedeninin tanımlanması ile ilgilidir. Eğer buna neden basit bir irritan madde ise bu maddenin kullanılmaması sorunu çözecektir. Eğer altta yatan sebep bir enfeksiyon ise bu enfeksiyonun uygun şekilde tedavisi, servisit problemini de çözecektir. Servisite neden olan en önemli 3 mikroorganizma klamidya, gonore ve trikomonasdır. Bunun dışında bazı allerjik maddeler de bu duruma yol açabilir.
Tedavi Eğer servisit durumu uzamış ise ve altta yatan etkenin tedavisine rağmen servisit tablosunda gerileme yoksa serviskteki anormal hücreleri tahrip etmek için bazı küçük cerrahi girişimler yapılabilir. Bunlardan en sık kullanılan koterizasyon ve krioterapidir. Koterizasyon ısı yardımı ile tahrip etmektir. Halk arasında bu işleme yara yakma adı verilir. Krioterapi ise sıvı karbondioksit veya azot yardımı ile anormal dokuların dondurulmasıdır. Buna da halk arasında yara dondurma ismi verilir. Son olarak da Lazer ile hücrelerin tahribi uygulanabilir. Koter: Kronik servisitteki en eski ve en klasik yöntemdir. Kalem şeklinde bir probun ucundan elektrik akımı geçirilerek ısı elde edilir. 3 yöntem arasında en son tercih edilmesi gereken tedavidir. İşlem esnasında çok hafif ağrı olabilir. İşlem sonrası oluşan nedbe dokusu rahim ağzı kanalında tıkanmalara yol açabilir.

Kategori: Yararlı Bilgiler.
Etiketler: Akıntı, Gonore.

Yukarı Git »
Sayfaya Git: [1/12] 1 2 3 4 5 Sonraki